ÇOK SEVMEK.


Bizi kandıran o şarkılar, o mavi gece
O sıcaklığı beyaz ellerin, o ilk bakış
Sebepsizliğin sebep olduğu şafak vakti
O çok sevmek gecelerde o çaresiz aldanış.
Uzayan saçlar, alnında avuçlarımızın
İşte o, insanin bir yerde, aşka boyun eğmesi
Kırılmak, bölünmek, o hep bütünlenmek
O çok sevmek, tenin bir başka tene değmesi.
Yanmak mı o eski çağlarda yanmak
Kul olup savrulmak rüzgara karsı
İlk kesilmişliği mağrur ellerimizin
O çok sevmek, kanımızın o ilk akışı.
iste pınarlar, testiler, ırmaklar, çeşmeler
Kanlı avuçlarla içmek aşkı kanmadan
O kıyılarımızdaki denizin ilk coşkunluğu
O çok sevmek büyütmek onu hep, orada o zaman
Kazımak ulu ağaç gövdelerine adımızı
Yazmak her şeyi bir kumların üstüne
O her işkenceye mahkum olmuşluğumuz
O çok sevmek, daha çok sevmek günden güne.
Öyle delicesine, öyle korkunç, öyle çılgın
O çok sevmek o yanardağ, o ateş, o yangın ...

  Aşkı yaşamalıyım 
Fırtınalar esmeli yüreğimde
Şimşekler çakıp
Yağmurlar yağmalı.
Güneş doğmalı
Sonra, bir anda
Ardından 
Çiçekler açmalı.
Aşkı yaşamalıyım ben
Ben aşk insanı.
Ne çok istemiştin
Başını omuzuma
Her koyuşunda
Okşamamı
Ve sana “Bebeğim”
Dememi.
Hiç demedim değil mi?
Diyemedim işte
Sen her seferinde ağladın
Tıpkı bebekler gibi.
Oysa ne çok isterdim
Aşk ve sevda üzerine
Söylenmiş tüm sözleri
Sana söylemek.
Ama ben hoyratım
Ne anlarım ki bu sözlerden
Anlamam değil mi?
Bilir misin? Bilemezsin tabi ki,
Hepsi dilimin ucuna gelir de
Prangaya vurulmuş gibi
Çıkmaz dudaklarımdan.
Şimdi sana söylesem 
“Sen Benim Bebeğimsin
Haydi Gel Bebeğim
Artık Ağlama” desem
Gelir miydin Bebeğim?
Haydi ne olur gel.
Büyümüş olsan da gel.
Büyütenler olsa da gel.
Gel Bebeğim.
Gel ve sakın ağlama,
Ağlama artık bebeğim
Bak görüyor musun?
Öğrendim artık,
Çözüldü tüm zincirler.

Lambayı yakma, bırak,
sarı bir insan başı
düşmesin pencereden kara.
Kar yağıyor
karanlıklara.
Kar yağıyor
ve ben hatırlıyorum.
Kar ...
Üflenen bir mum gibi söndü
koskocaman ışıklar ...
Ve şehir
kor bir insan gibi kaldı
altında yağan karın.
Lambayı yakma bırak!
Kalbe bir bıçak gibi giren hatıraların
dilsiz olduklarını anlıyorum.
Kar yağıyor
ve ben hatırlıyorum.


Nasıl aydınlıktı gece
Yağmurun ıslak sessizliğinde
Yapraklarla örtünmüş kuşlar
Aklımızda edepsiz düşüncelerimizle.
Ambalajından çıkmamış umutlar,
Çürüyüverdiler sabaha
Sen bana yine karanlığı anlat ...
Yelken açtı bir tekne
Batan güneşe doğru
Yazılmış tüm tarihim
Silindi belleğimden.
Bakışlarında unuttum kendimi,
Bu şiiri kim yazdı bilemiyorum
Sen bana yine korkuları anlat ...

Çok uzaktı gözyaşı
Çıplak benliğimize
Işığa boğuldu ufuklar
Patlarken yüreğim gözbebeklerinde
Sabır, oynak bir dansözdü
Karşılıklı kıvırttık
Sen bana yine beklemeyi anlat ...
Geride kaldı akşam
Yüzünü gösterdi zaman
Gölgeler kaybolurken
iki uzak ülke olduk.
Bir gün hatırlarsam eğer,
İçimde sakladığım seni
Sen bana hiçliği anlat

bilseydin özlem yağmurlarında 
sırılsıklam olduğumda
süzülen her damlada 
sen gelirsin aklıma
bilseydin özlemin düşümde
bir çığ gibi büyüdüğünü
hasretin çekilmezliğini
seni sensiz yaşamanın

hayalinle avunmanın
zorluğunu bilseydin .
sevgine hasret gitmek
acısıyla kahrolurum
mum ışığı aydınlığında
özleminle kavrulurum

ne sevgiler bitecek
ne özlemler dinecek
ne duygular sönecek
yalnız seni seven
       garip yunus ölecek.....

Yarın yoksun 
Güle güle gönlüm.
Sabahları kıyamayıp uyandırmaya 
Usulca yanağından öptüğüm
AŞKIM.. 
Sonra da, uyanınca
Arar mı diye bütün gün
Beklediğim ses. 
Geceme anlam veren, 
Kırmızı harflerle yazılan yazı.
Güle güle 
Adı bende saklı!


--Nasıl uzaktaki yıldız parlak gelirse insana. 
Uzak olduğun için tutkunum sana.

HALÂ SEVİYORUM 

Mevsimlerden güzü seviyorsam 
Seni o zaman tanıdığım içindir.
Renklerden sarıyı seviyorsam
Saçlarında saklı olduğu içindir.
Ellerine dalıp bakıyorsam
Ellerini elimde gördüğüm içindir.
Uykuyu seviyorsam
Rüyalarımda seni gördüğüm içindir.
Bir tanem, seni unutmuyorsam
Oturup sana şiirler yazıyorsam
Gözlerim senden başkasını görmüyorsa 
Seni halâ çok sevdiğimdendir


Ayrılık bile ağlardı, ayrılığı yaşasaydı
Utanırdı yaptığından, felek aşkı tatsaydı ...
Aşk, güzel gözyaşları olmadıkça
Sevmek; güzel kalpler kırılmadıkça
Sen güzelsin yalnız benim oldukça ....

bulutlardı yağmuru getiren 
hüznüm bulutlar oldu

yağmur oldu yasak sevdamız
inatla hep gurbete doğdu

yasaktı bize sevda yaşamak 
aramızda hep birileri oldu
aramızda hep sende oldun 
ben yalnız seninle doğdum

sen gittin ya sevgilim
masa üstünde öksüz kaldı kağıt kalem
artık şarkı söylemiyor kuşlar
çiçekler eskisi gibi kokmuyor artık
dağların üzerinde bir hüzün
bense ölümü bekleyen bir çaresiz
dertliyim sevgilim sensiz dertli
gel de kuşlar şarkı söylesin yeniden
gel de çiçekler mis kokularıyla karşılasın bizi
gel de dağlar yeniden şehvetle baksınlar bize
ne olur sevgilim gel de
gel de mutluluk gelsin dizelerime

Paylaş: